Bugün İsrail’de genel seçim gerçekleştirilecek.
Hamas’ın liderliğindeki bazı Filistin gruplarının 7 Ekim 2023’te İsrail’e yönelik düzenlediği saldırılar sonrası seçmenler ilk kez oy kullanacak.
Bu saldırılarda 1200 kişi hayatını kaybederken, 251 kişi rehin alınmıştı.
Gazze Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, İsrail’in saldırılarında 74 bin kişi yaşamını yitirdi. Yüz binlerce Filistinli de evlerinden ayrılmak zorunda kaldı.
Son kamuoyu yoklamalarına göre Başbakan Binyamin Netanyahu ile muhalefet lideri Gadi Eisenkot arasındaki rekabet oldukça dengeli bir görünüm sergiliyor.
Pusulada hangi partiler bulunuyor?
Netanyahu, iktidar partisi Likud’un adayı olarak seçime katılıyor. Koalisyonu içinde Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) ve Dini Siyonizm gibi aşırı sağcı partiler yer alıyor.
Bu partilerin talepleri arasında işgal altındaki Batı Şeria’nın ilhak edilmesi ve Gazze’deki Filistinlilerin sürülmesi de yer almakta.
Likud Partisi içinde, yerlerinden edilmiş yüz binlerce Filistinlinin Gazze’den “göç etmesi” çağrısı yapanlar da mevcut.
Netanyahu’nun en büyük rakibi Eisenkot ise 2019’a kadar ülkenin genelkurmay başkanıydı.
Gazze’deki çatışmaların ilk aylarında asker olan oğlunu kaybeden Eisenkot, 2024’e kadar Netanyahu’nun savaş kabinesinde görev aldı. O yıl, Netanyahu’nun çatışma merkezli politikalarına karşı çıkarak istifa etti.
Eisenkot, 2025’te merkez sağda konumlandırdığı Yashar (Doğru veya dürüst) adlı yeni bir parti kurdu.
Kampanyasını 7 Ekim saldırılarına neden olan güvenlik zafiyetleri üzerinde hesap vermek ekseninde yürüttü.
Netanyahu ise kendisini “Bay Güvenlik” olarak tanımlıyor ve 2023’ten bu yana gerçekleştirdiği askeri operasyonları güvenlik başarısı olarak nitelendiriyor.
Eisenkot ile koalisyon kurabilecek muhalif partiler arasında eski Başbakan Naftali Bennett ile eski Dışişleri Bakanı Yair Lapid’in Yachad (Birlikte) Partisi yer almakta.
Bennett, partisinin “sağ kanatlı, liberal Siyonist” olduğunu ifade ediyor.
Netanyahu karşıtı bir siyasetçi olan Bennett, Yachad’ın Filistinli partilerle ittifak yapmayacağını da belirtti.
Avigdor Lieberman‘ın Yisrael Beiteinu (Evimiz İsrail) Partisi de Netanyahu karşıtı blokta yer alıyor.
Lieberman’ın “milliyetçi sağcı” partisi, Filistinlilerle anlaşmaya varılması ve nüfus ile toprak mübadelesinin yapılmasını destekliyor.
Ayrıca aşırı sağcı Yahudilere tanınan ayrıcalıklara itirazda bulunuyor ve bu toplulukların desteklediği politikalara karşı çıkıyor.
Pusulada mevcut olan diğer bir parti ise Demokratlar. Kendilerini “liberal-demokratik ve Siyonist” bir parti olarak tanımlayan Demokratlar, İsrail İşçi Partisi ve solcu Meretz’in (Zindelik) birleşiminden oluşuyor. Liderleri ise eski İsrail ordusu generali Yair Golan.
2024’te kurulan bu parti, hedefini “Aşırılık yanlısı Binyamin Netanyahu hükümetinin devrilmesini sağlayacak büyük ve güçlü bir demokratik taban oluşturmak” olarak belirtiyor.
Türkiye’ye bakış açıları nedir?
İsrail Bölgesel Dış Politika Enstitüsü (Mitvim) tarafından Haziran ayında yayımlanan bir ankete göre halkın %54’ü Türkiye ile ilişkileri düzeltmek için diplomatik çabaların artırılmasını destekliyor.
Ankete katılanların %28’i Türkiye’yi güvenlik tehdidi olarak algılıyor ve İsrail’in Türkiye’nin bölgedeki etkisini sınırlaması gerektiğini savunuyor.
Netanyahu hükümeti ise Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ı sert eleştiriyor.
Erdoğan, Netanyahu’nun seçim afişlerinde New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İran dini lideri Müctaba Hamaney, Hizbullah lideri Naim Kasım ile birlikte gösterildiği dikkat çekiyor.
Söylem düzeyinde gerilim yüksek olmasına rağmen Netanyahu hükümeti ile Ankara arasında özellikle Suriye’de çatışmazlığın sağlanması için mekanizmalar oluşturulduğu biliniyor.
Ayrıca İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırıyı da Türkiye’nin o üsse yönelik “askeri yığınağını engellemek” amacıyla yaptığı açıklanmıştı.
Buna karşın Türkiye bu iddiaları reddetti ve Suriye böyle bir planın olmadığını duyurdu.
Eisenkot’un Türkiye hakkında doğrudan düşmanca bir ifadesi mevcut değil; ancak Eisenkot, 6 Ekim’de Times of Israel gazetesine verdiği röportajda Suriye hükümetiyle anlaşma sağlamak için ülkedeki tüm yabancı askerlerin çekilmesi gerektiğini ifade etti.
Daha önce de Türkiye’nin Gazze’ye yönelik barış planında yer almasını eleştirmişti.
Eisenkot’u desteklemesi beklenen Bennett ve Lapid ise Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleştiği ve büyükelçiliklerin yeniden açıldığı 2022’de iktidardaydılar. Ancak Bennett son yıllarda Türkiye’ye dönük sert açıklamalarda bulundu; özellikle Türkiye’yi “Yeni İran” olarak nitelendirmesi Ankara’da ciddi tepkilere yol açtı.
Demokratların lideri Yair Golan, İsrail’in Suriye’deki hava üssüne yönelik saldırısını eleştirerek bunun Türkiye ile çatışma riskini artırdığını savundu; ayrıca bunun ABD dahil müttefikler ile ilişkileri zedeleyebileceğini belirtti.
Arap partilerinin rolü nedir?
İsrail nüfusunun beşte biri Filistinli ve Arap kökenli vatandaşlardan oluşmaktadır.
Bugünkü seçimde iki parti Israilli Arapları temsil etmek üzere yarışıyor.
Bunlardan biri üç partiden oluşan Ortak Arap Listesi koalisyonudur.
Diğeri ise daha önceleri Ortak Liste’nin parçası olan ama bağımsız olarak yarışan Ra’am’dır.
Ra’am adıyla bilinen Birleşik Arap Listesi seçimlerden sonra Bennett ve Lapid’in koalisyonuna katılarak İsrail hükümetinde yer alan ilk Arap partisi olmuştur.
Mansur Abbas başkanlığındaki bu parti uzun süre kendini “muhafazakar ve İslamcı” şeklinde tanımladı; ancak bu seçimde Knesset’te Yahudi bir aday çıkaracağını açıkladı.
İsrail Merkez Seçim Komitesi Eylül’de aldığı kararla iki partinin seçime girmesini yasakladı; ancak Yüksek Mahkeme bu kararı geri çevirdi.
Anketler muhalefet bloğu ile Netanyahu’nun dindar-milliyetçi bloğunun toplamda yaklaşık 50 sandalye kazanabileceğini gösteriyor; aynı zamanda toplamda Arap partilerine de 13 ya da 14 sandalye gitme ihtimali bulunmakta.
Bu durumda Arap partiler teorik olarak seçimin belirleyici unsurları haline gelebilirler fakat Yahudi partilerin çoğu Arap partileriyle işbirliği yapmayı reddetmektedirler.
Arap partilerin resmi olarak Netanyahu karşıtı koalisyona katılmamaları ama dışardan desteklemeleri mümkündür.
Kazanan nasıl tespit ediliyor?
İsrail seçimlerinde yeni bir hükümet kurulabilmesi için Knesset’te bulunan 120 sandalyeden en az 61’inin kazanılması gerekiyor.
Genellikle tek bir parti bu sayıya ulaşamadığı için hükümet koalisyonlar aracılığıyla kuruluyor.
61 sandalyelik çoğunluk elde edilememesi halinde oy çokluğu veya dışardan destekle azınlık hükümeti kurulabiliyor;
ancak böyle durumlarda en yakın rakibinden daha fazla oy alması gerekmektedir.
Sonuçlar ne zaman açıklanacak?
İsrail medyası Türkiye saatiyle saat 23:00’de sandık çıkış anketlerini yayımlamaya başlayacak.
İlk sonuçların ise 28 Ekim’de netleşmesi bekleniyor; resmi sonuçlar ise 4 Kasım’da ilan edilecek.
Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, seçim sonrası parti liderleriyle istişare ederek hükümet kurma ihtimali en yüksek olan partisinin liderini görevlendirecek;
görev verilen siyasetçinin hükümeti kuramaması durumunda Cumhurbaşkanı başka bir partiye daha görev verecek;
eğer bu da sonuç vermezse Knesset üçüncü kez başka bir siyasiyi görevlendirmek üzere Cumhurbaşkanına yetki verebilir.
Hükümetin kurulamaması halinde ise yeniden seçim yapılacaktır; böyle durumda ara süreçte Netanyahu geçici başbakanlık makamında kalacaktır.
Daha önceki dönemlerde yani 2019-2022 arasında hükûmetin kurulamayışı sebebiyle beş kez seçim yapılmıştır.
Söz konusu seçim Gazze ve Filistinliler açısından ne anlama geliyor?
Gazze’de ateşkes olmasına rağmen bölgenin yarısını kontrol eden İsrail hala Hamas’a yönelik askeri müdahalelerine devam etmektedir;
eğer Netanyahu tekrar seçilirse mevcut Gazze politikalarının devam etmesi beklenmektedir
Ayrıca müttefiklerinin talebi doğrultusunda Gazze’den Filistinlilerin çıkarılması gibi talepler de gündemde olacaktır;
Muhalefet lideri Eisenkot’un Hamas konusundaki tutumu da benzer niteliktedir;
Eisenkot hem askeri yöntemlerle hem de ABD önderliğindeki barış planıyla Hamas’ın Gazze’deki yönetimini on sekiz ay içinde sona erdirmeyi taahhüt etmektedir.;
İşgal altındaki Batı Şeria’da Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları her zamankinden daha şiddetlidir;
Uluslararası hukuka aykırı olan bu yerleşimler Birleşmiş Milletler verilerine göre sürekli artmaktadır;
Netanyahu mevcut genişleme politikalarını sürdürmek istemektedir,< br/> Eisenkot ise yerleşimleri desteklemekle birlikte Batı Şeria’yı ikiye bölecek tartışmalı “E1 yerleşimi” projesine karşıdır;< br/> Muhalefet lideri ayrıca aşırılıkçı Yahudi yerleşimcileri eleştirirken güvenlik kontrollerinin İsrail’de kalması koşuluyla Filistinlilere kısmi otonomi sağlanması yönünde adımlar atılması çağrısında bulunmaktadır.;< br/> Her iki aday da Filistin’in bağımsızlığını öngören iki devletli çözümü desteklememektedir.
( BBC )